Frontal Lob Epilepsisi Nedir, Bellirtileri, Tanısı ve Tedavi Süreci

Frontal lob epilepsi beynin frontal kısmında meydana gelen bir hastalık türüdür. Uyku düzenini ve insan yaşamını olumsuz şekilde etki altına alır.

Frontal Lob Epilepsisi

Epilepsi

Temporal epilepsi sonrası en sık görülen epilepsi şeklidir. Frontal epilepsi durumunda nöbetler beynin frontal loblarında meydana gelir. Temporal epilepside olduğu gibi frontal epilepside nöbetler kısmidir. Atak belirtileri atakın meydana geldiği bölgeye göre farklılık gösterir.

Nöbet Çeşitleri ve Belirtileri

Frontal loblar motor fonksiyonu, dürtü kontrolü, bellek, düşünme, sosyal davranışı, çeşitli sorunların çözümü gibi işlevler, çok sayıda sorumlu olduğu için sırası ile ön loblarda nöbet semptomları önemli ölçüde farklı olabilir. Frontal loblar geniş ve bazıları bilinmeyen birçok alan içermektedir. Bu alanlarda bir saldırı başladığı zaman saldırı başka bölgelere veya beynin diğer bölümlerine yayılana kadar hiçbir belirti göstermez ve bu da tonik-klonik nöbetlerin meydana gelmesine neden olur. Saldırı hareketi kontrol eden beynin bölgelerine yayıldığı zaman vücudun karşı tarafında anormal hareketler meydana gelir. Bu tarz nöbetler örneğin; konuşmadan sorumlu olan belirli kasları kullanmamaya ya da güçsüzlüğe yol açabilir.

Frontal lobdan köken alan kompleks kısmi nöbetler diğer nöbetlerden çok farklı şekilde gelişir. Frontal lobun uyarısı, genelde kısa bir süre içinde, bir dakikadan kısa bir süre, uyku sırasında ortaya çıkar.

 Örneğin;

Bisiklete binerken, çığlık atıyorken veya hatta cinsel aktivite yaparken garip otomatizma hareketleri içerirler. Saldırıdan sonra güçlü bir yorgunluk meydana gelir. Ayrıca, frontal epilepsi atağı sadece kahkaha veya ağlamayı içerebilmektedir. Bu da hastalığın tek semptomlarıdır. Bu durumda EEG, hangi fraksiyonun nöbetlerde yer aldığını belirlemenin tek yoludur.

Nöbetlerin Uykuya Etkisi

Tam dinlenme özellikle geceleri, normal işleyişi, genel fiziksel ve zihinsel durumu için her insan için gereklidir. Gece saatlerinde ortaya çıkan sapmaların özelliklerini, klinik tabloyu ve tedaviyi incelemek için geri çekilir. Uyku epilepsi gibidir. Sürekli uyku eksikliği, stres, aşırı stres, insan beyninin aktivitesini olumsuz yönde etkiler. Bu faktör hem yetişkin hem de hala çocuk organizması için hayati öneme sahiptir. Gece epilepsi saldırıları, vücudun tamamen rahatlamasına izin vermez. Korku duygusu, sürekli uyanışlar hastanın devamlı olarak zarar görmesine neden olur. Antikonvülzanların alımı aynı zamanda uykuyu farklı şekillerde de etki altına alır. Her ikisi de olumlu ve tam tersi olabilir.

İki tip frontal lob epilepsisi vardır:

  • Oluşan odaklar sağ yarıkürede baskındır. Sonuç olarak duyusal olgular meydana gelir.
  • Uyanıklık durumunda sol hâkimdir. Bu nedenle motor fenomenlerin baskınlığı meydana gelir.

Bugüne kadar, 70’den fazla uyku bozukluğu formu tanımlanmıştır. Bunlar arasında korku, kabus, vizyon, panik atak, yürüyüş, konuşma, bacak krampları, enürezis, şaşkın bilinçte ani uyanmalar ve daha birçokları sayılabilir. Hastanın sorununu doğru ve zamanında teşhis etmek önemlidir. Eğer belirtiler yetişkinlik döneminde meydana gelmişse çoğu kez tekrarlanırlar ve epilepsi de dâhil olmak üzere diğer hastalıkların sonuçları olarak meydana gelir.

Tanısı

Frontal lob epilepsisi etiyolojik faktörler, klinik tipte nöbetler, mental ile nörolojik özellikler, nöroradyolojik tanı, BT, NMR, anjiyografi ve EEG verilerine dayanarak tanı işlemi yapılır. Frontal lobun epilepsisinde EEG sıklıkla uzman hekime yardım sağlar. İktal EEG ritmik polispiklerin düzleşmesini ve sekonder genellemeyi kaynağından göstermektedir. Odağın tam yeri sadece SEEG (stereotaktik EEG) ile mümkündür. Çoğu durumda, nöbet veya interiktal dönemde yüzey EEG’sinin kaydedilmesiyle odak iyi tanımlanabilir. Fokal patolojisi olmayan olguların% 75’inde frontal motor kortikal epilepside EEG kullanımı yapılır.

Tedavi

Frontal epilepsiyi ilaçlarla kontrol altına almak gerekir. İlaçlar uzman hekimler tarafından belirlenir. Anti epileptik ilaçların kullanımı etki etmemişse ve uzman istediği sonuçları alamamışsa o zaman saldırının başladığı alanı ortadan kaldırmak için yine uzman tercihi ile cerrahi uygulama yapılır. Herhangi bir nedenden ve etkenden kaynaklı olarak beyin cerrahisi önerilmediği takdirde, doktor vagus siniri uyarılmasını önerebilir. İlaçların kullanımı konusunda dozaj ve ne zaman alınacağının belirlemesini de uzman hekim yapar. Bu belirleme dışına çıkılmadan düzenli kullanım yapılmalıdır. Tedavi sürecinde hasta kişilerin yaşam düzenine ve beslenme düzenine de dikkat etmesi gerekir. Uzman hekimler hastalarına bu konuda detaylı şekilde bilgi verir. Bu bilgiler dâhilinde hareket etmek daha sağlıklı yaşamak adına gereklidir. Aksi olan durumlarda hastalık konusunda iyileşme ile alakalı durumların elde edilmesini beklememek gerekir. Düzenli yaşam ve tedavi sürecini aksatmamak en önemli kuraldır.



Makale beğendiniz mi? Çok kötüKötüOrtaİyiÇok iyi (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2019 – Beyin Hastalıkları ve Tedavisi. Tüm Hakkı Saklıdır.

Okumakta olduğunuz makaleler bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sizin için en doğru ilaç kullanımı ve tedavi yöntemi ancak uzman bir doktorun yapacağı kontroller sonucunda belirlenebileceği gibi uygun diyet diyetisyen kontrolü altında uygulanmalıdır.