Beyin Küçülmesi Hastalığı Nedir, Nelere Yol Açar ?

Özellikle yaşlı bireylerde görülen beyin küçülmesi, hastanın bilişsel faaliyetleri üzerinde zamana bağlı olarak etki sahibi olan ve hastaları özel bakıma muhtaç eden bir hastalıktır.

Beyin Küçülmesi Tehlikeleri Nelerdir ?

 Toplum arasında beyin küçülmesi olarak bilinmesine karşın tıp literatüründe alzheimer, demans, bunama olarak ifade edilen hastalık; bireyin ilk etapta sosyal çevre ile olan iletişimi üzerinde etki etmeye başlayan ve zamanla ilerleyerek bilişsel faaliyetlerin tümünde yıkıcı etki meydana getiren bir hastalık olarak tarif edilebilir. 

Çoğunlukla yaşlı bireylerde görülen beyin küçülmesinin son dönemde yapılan araştırmalar neticesinde 40 yaş ve altı bireylerde de rastlanabilen bir hastalık kategorisine dahil edilmesi, hiç şüphesiz yaşlanmaya karşı alınması gereken önlemlerin önem derecesini gösterir niteliktedir.

Beyin küçülmesinin temelinde yatan nokta; sinir sisteminin yapısını oluşturan nöronların içerisinde çeşitli nedenlerden ötürü biriken proteinler nöronların yapısını bozması ve sinirsel iletimi aksatması yatar. Sinirsel iletim probleminden etkilenen beyin dokusunun sahip olduğu işleve bağlı olarak hastalığın belirgin semptomları değişkenlik gösterse de, başlangıç evresi için oldukça önemsiz unutkanlıklar ortak noktayı oluşturur.

Şüphesiz bu aşamada değinilmesi gereken temel konu; “Beyin küçülmesi tehlikeli mi ?” sorusunun yanıtı etrafında gelişen semptomlardır. İlk paragraflarda da ifade edildiği gibi hastalığın etki derecesini arttırma noktasında deyim yerindeyse temel yardımcısı zamandır. Dolayısıyla hastalığın etkilerinin zamana bağlı olarak arttığını ve tıbbi olarak da bu şekilde bir evrelemeye tabi tutulduğunu ifade etmek mümkündür.  

Bu kapsamda hastalığın bireyin günlük yaşantısı üzerinde yaptığı etkileri aşağıda olduğu gibi listelemek mümkün olacaktır;

  • Erken evrede kısa süreli hafıza kayıpları, odaklanmama problemine bağlı olarak mesleki performansın azalması ve araba kullanmak gibi rutin fakat komplike sayılabilecek faaliyetlerde zorlanma görülmesi.
  • Orta evrede sosyal yaşam içerisinden kademeli olarak çekilmeye başlanması, rutin işlerde belirgin ölçüde zorlanma, karmaşık sorunları çözümleyememe problemi ve huysuzluk hali olarak ifade edilen yapıya bürünme.
  • İleri evrede ise detayları ve güncelliği yiritme, kesin bir şekilde görülen unutkanlık, günlük yemek, tuvalet ve bakım gibi faaliyeti kendi başına yerine getirememesi, idrar kaçırma sorunu, yürüme ve konuşma gibi faaliyetlerin kısıtlanması hatta tümüyle ortadan kalkması.

Görüldüğü üzere “Beyin küçülmesi tehlikeli mi ?” sorusunun yanıtı kesin bir şekilde evettir, öyle ki ileri seviyeye taşınan hastalıklarda bireyin, herhangi birinin yardımını almadan hayatına devam edebilecek kabiliyette olması imkansız denilebilecek düzeydedir. Bu durumun kademeli bir şekilde ilerlemesinin nedeni ise; motor hücrelerinin bir anda değil, yapısal olarak zamana bağlı deformasyona uğramasıdır. Dolayısıyla beyin küçülmesi noktasında üzerinde hayli durulması gereken kısım; zamana yayılarak faaliyet gösteren bir hastalıktır ifadesi olacaktır.

 Beyin Küçülmesi Ölümcül Müdür ?

Bir önceki paragraflarda da ifade edildiği gibi beyin küçülmesi oldukça tehlikeli bir hastalıktır ve ilerleyen evrelerinde hastanın tek başına kendine bakabilmesi mümkün olmadığından dolayı günlük rutin faaliyetlerinde dahi yardım almaya muhtaç bir yapıda olması hastalığın boyutları hakkında fikir vermesi açısından oldukça önemlidir.

Şüphesiz beyin küçülmesi ile ilgili merak edilen bir nokta da; “Beyin küçülmesi ölümcül müdür ?” sorusunun yanıtır. İlk olarak ifade edilmesi gereken; sorunun yanıtının göreceli bir yapıya sahip olduğudur. Beyin küçülmesi doğrudan ölüme sebep olmasa da hastanın yatağa bağlı bir hale gelmesi ve özellikle de doğru bir bakım planlamasından uzak olarak bakılmaya çalışılması, hastanın ölümüne sebebiyet verebilir. Beyin küçülmesi hastalarının en önemli ölüm nedeni arasında kalp krizi ve felç yer alır. Bunun nedeni ise hastanın yatağa bağlı hale geldikten sonra vücut dokularının hareketsizliğe bağlı olarak deformasyona uğramasıdır. Özellikle hastalığın yaşlılarda görüldüğü düşünülürse, yaşlı bir kalbin bu denli hareketsiz bir yaşamı ne kadar daha sürdürebileceği üzerine tahmin yapmak zor olmaycaktır.

Hastalığın hareketsizliğe bağlı olarak komplikasyonlarından bahsettikten sonra, spor ve egzersiz yapmanın beyin küçülmesini ne denli önlediğine kısaca değinmek gerekir. Uzman hekimler tarafından belirli bir deney grubuna uygulanan çalışmada tempolu yürüyüş gibi oldukça basit bir egzersize tabi tutulan yaşlı bireylerin unutkanlık oranının azaldığı gözlenmiştir. Dolayısıyla düzenli periyotlar ile egzersiz yapmanın beyin küçülmesi üzerinde kesin suretle engelleyeceği bir faktör olacağının altı çizilmelidir.



Makale beğendiniz mi? Çok kötüKötüOrtaİyiÇok iyi (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2019 – Beyin Hastalıkları ve Tedavisi. Tüm Hakkı Saklıdır.

Okumakta olduğunuz makaleler bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sizin için en doğru ilaç kullanımı ve tedavi yöntemi ancak uzman bir doktorun yapacağı kontroller sonucunda belirlenebileceği gibi uygun diyet diyetisyen kontrolü altında uygulanmalıdır.