Araknoid Kist Nedir, Etkileri Nelerdir, Baş Ağrısı Yapar Mı ?

Çoğunlukla anne karnındaki embriyonun gelişimi sırasında ortaya çıkan araknoid kistlerin bir kısmı tedaviye tabi tutulurken, bireyin yaşamı üzerinde etki sahibi olmayanlar ise takip altına alınır.

Araknoid Kist Baş Ağrısı Yapar Mı?

Beyin yüzeyindeki dokular ile kafaası arasındaki bölgede oluşan, örümcek ağı ile fiziksel benzerlik göstermesi neticesinde araknoid olarak isimlendirilen zarın içerisinin başlıca görevleri beyindeki madde iletiminden görev almak ve beyni fiziksel açıdan desteklemek olan ‘Beyin Omurilik Sıvısı’ ile dolması durumunda ortaya çıkan yapıya araknoid kist denir.

Yapılan araştırmalar neticesinde araknoid kistlerin sol beyinde ve erkeklerde daha sık görüldüğü tespit edilmiştir. Öyle ki, erkeklerde kist ile karşılaşılma ihtimali kadınlara göre 4 kat daha fazladır. Tıp dünyasında sıklıkla karşılaşılan kafatası için kistlerinden biri olan araknoidlerin % 75 gibi önemli bir kısmı çocuklarda görülse de, herhangi bir yaş grubuna mensup bir bireyde de ortaya çıkma ihtimali mevcut olan bir hastalık olduğu unutulmamalı, bu nedenle semptomları ihmal edilmemelidir.

Oluşum evreleri göz önünde bulundurulduğunda araknoidleri temel olarak iki şekilde sınıflandırmak mümkün hale gelir;

  • Gerçek Kistler: Bu kategoride değerlendirilen kistler anne karnındaki embriyonun gelişimi sırasında beyin omurilik sıvısındaki sapmalar neticesinde oluşur. Hastalığın geneline bakıldığında çoğu hastanın gerçek kist durumu ile karşı karşıya kaldığı ve kistin etkilerini özellikle ergenlik döneminde göstermeye başladığı görülür.
  • Etki İle Oluşan Kistler: Kafatasının darbeye bağlı travmatik bir durumla karşı karşıya kalması, beyin içi kanama ve kimyasal iltihaplanma gibi faktörlerin çevresinde gelişen araknoid kistlerdir. Bu faktörler etkisinde gelişen kistler bir önceki paragraflarda ifade edildiği gibi herhangi bir yaş grubundan ortaya çıkabilir.

 Araknoid kistler ile ilgili genel bir bilgilenme yaptıktan sonra şüphesiz değinilmesi gereken nokta “Araknoid kist baş ağrısı yapar mı ?” sorusunun yanıtı etrafında gelişir. Bu soru çerçevesinde ilk olarak ifade edilmesi gereken; sürekli baş ağrısı çeken bireylerin yaklaşık % 60’ının kist kapsamında değerlendirilen yapılara sahip olduğudur. 

Çoğunlukla tesadüfsel bir şekilde tespit edilen bu kistlerin en önemli semptomlarından bir tanesi sürekli baş ağrısıdır. Dolayısıyla ‘Araknoid kistler kati suretle baş ağrısı yapar.` ifadesinin altını çizmek gerekir. Elbette hastalığın teşhisi için yalnızca tek bir semptom yeterli değildir ve kliniksel bulguların yanında hastayı birkaç farklı değerlendirmeye daha tabi tutmak, kesinlik açısından gerekli bir durumdur.

Kistin bulunduğu konum ve büyüklüğüne  bağlı olarak hastalarda ek semptomlar görülse de, genel itibariyle bakıldığında baş ağrısının temel semptomlar içerisinde yer aldığını ve çoğu zaman sürekli olan bu ağrılara kusma, mide bulantısı, iç salgı bezleri rahatsızlıkları ve motor hücrelerinde işlev kaybı görülebilir. 

Teşhisinde sıklıkla bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans (MR) ve radyoizotop sintigrafi tekniği kullanılan hastalıkta, kontrol amacıyla uzman hekimlere başvuran bireylerin önemli bir kısmının temel şikayetinin sürekli baş ağrısı olduğu saptanmıştır. Tüm bunlara bakıldığında; “Araknoid kistler baş ağrısı yapar mı ?” sorusunun yanıtına kesin bir şekilde kistlerin baş ağrısı yapacağını ve bu semptomun hastalıktan deyim yerindeyse amiral gemisi pozisyonunda olarak teşhisi kolaylaştırdığını ifade etmek gerekir.

Araknoid Kistte Tedavi

Kistlerin bir kısmı bireyin yaşamında herhangi bir tehlikeye neden olmaması sebebiyle düzenli periyotlarla kontrol altında tutulurken bir kısmı da ani müdahaleler gerektiren bir yapıya sahiptir. Tedavi teknik ve takviminin doğru belirlenmesi kistlere uygulanacak cerrahi müdahalenin başarılı olma olasılığını büyük ölçüde etkiler.

Tedavide temel olarak göz önünde bulundurulması gereken faktörler;

  • Hastanın karşı karşıya kaldığı kliniksel ve radyolojik bulgular.
  • Hastanın yaşı.
  • Kistin yeri ve büyüklüğü.

şeklinde sıralanabilir. Dolayısıyla sıralanan bu faktörler ile ilgili tam anlamıyla bilgi sahibi olunması, başarılı bir tedavi için olmazsa olmazlardandır ifadesini kullanmak şüphesiz yanlış olmayacaktır.

 Bu kısıma kadar üzerinde durulduğu gibi kistlerin tedavisi noktasında cerrahi müdahale yegane seçenek olarak gündeme getirilir. Fakat beyindeki iç basıncı arttırmayan ve bireyin yaşantısında herhangi bir olumsuzluğa sebep olmayan kistler için bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans ile takip ideal bir seçenktir.

Uygulanan cerrahi müdahale ise temel hedef; kistin içerisinde yer alan beyin omurilik sıvısının kontrol altında boşaltılmasıdır. Dolayısıyla kistin yeri bu müdahalede büyük öneme sahiptir. Tıp dünyasında kistlere yapılacak cerrahi müdahale tekniğinin kapsamı ile ilgili tartışmalar devam etse de, cerrahi müdahale tekniklerinin tümünde amaç aynıdır.



Makale beğendiniz mi? Çok kötüKötüOrtaİyiÇok iyi (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...

© 2019 – Beyin Hastalıkları ve Tedavisi. Tüm Hakkı Saklıdır.

Okumakta olduğunuz makaleler bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sizin için en doğru ilaç kullanımı ve tedavi yöntemi ancak uzman bir doktorun yapacağı kontroller sonucunda belirlenebileceği gibi uygun diyet diyetisyen kontrolü altında uygulanmalıdır.